Bitcoin nereye gidiyor? Olası senaryolar

Bilindiği üzere; Bitcoin, 2008 yılında kimliği hala tespit edilemeyen Satoshi Nakamato tarafından yayınlanan bir makaleyle gündeme geldi. Nakamoto yayınladığı bu makalede eşten eşe ödeme sistemi olarak tanımladığı Bitcoin’in kullanım şekli ile alakalı açıklamalar yapmıştır. Makaleyi yayınladığı tarihten bir sene sonra 2009 yılında ise ilk Bitcoin platformu kuruldu. Bu platformda yapılan Bitcoin al-sat işlem hacminin günden güne büyümesiyle birlikte Bitcoin’in değeri günden güne artmıştır.

Bitcoin piyasalarına olan yoğun talep, fiyatı ile doğru orantılı olarak artmıştır. Bitcoin, ilk çıktığında 1 Doların oldukça altında bir değere sahipti. Ancak, yazının yazıldığı tarih itibariyle 1 Bitcoin 6228 ABD Doları üzerinden işlem görmektedir. Bu sürece gelene kadar oldukça dalgalı fiyatlarda seyreden Bitcoin, zaman zaman yatırımcılarını çok sevindirdi. Ancak, bazı dönemlerde ciddi değer kayıpları yaşadığı da görülmüştür.

Bitcoin yatırımcılarının piyasalarla ilgili en çok merak ettiği şey; Bitcoin’in son dönemde yaşadığı fiyat düşüşü trendinin ne şekilde devam edeceğidir. Bu nokta, Bitcoin yatırımcılarının gelecekteki beklentileri üzerinde ciddi bir etkiye sahiptir. Piyasada bu konuyla ilgili çok fazla dedikodu bulunmaktadır. Ancak, Bitcoin piyasalarını düzenleyen herhangi bir merkezi kurum olmadığı için bunların hangilerine itibar edileceği büyük bir sorundur. Bu nedenle Bitcoin yatırımları ile ilgili karar alınırken, piyasanın bütününe yönelik bir analiz yapılması gerekmektedir. Bitcoin yatırımcılarının yatırım kararlarını belirlerken bu tarz bir analiz üzerinden hareket etmeleri daha sağlıklı olacaktır.

1. Bitcoin’in bugüne kadar olan gelişimi

Yukarıda da bahsettiğimiz üzere; Bitcoin, ilk olarak 2009 yılında işlem görmeye başladı. Bitcoin, Nakamoto tarafından kurulan özel bir blockchain platformuna sahiptir. Bu platform üzerinde yapılan ilk işlem 2009 yılında Nakamoto ile yazılımcı Hal Finney arasında gerçekleşti. Bu işlem ile Hal Finney, Nakamoto’dan 10 BTC almıştı.

Bitcoin için oluşturulan ilk kurda 1 ABD Dolarının 1.309.03 BTC’ye eşit olduğu belirlendi. Bu kurun oluşturulmasında Bitcoin çıkarılırken sarf edilen elektriğin maliyeti temel alınmıştır. Bitcoin ile yapılan ilk alışveriş işlemi ise Papa John’s isimli bir firmadan alınan bir adet pizzadır. Bu pizza için o dönem yapılan ödeme yaklaşık 10.000 Bitcoin’di. Bu işlem, 2010 yılında gerçekleştirilmiştir. 2010 yılı Bitcoin kuru baz alınırsa bu işlem 25 ABD Dolarına denk gelmekteydi.

Bitcoin, 2010 yılında yaygınlaşmaya başladı. 2010 yılının Temmuz ayında popüler internet sitelerinden birinde Bitcoin’den bahsedildikten sonra Bitcoin’in değeri 10 kat arttı. Bu artış ile Bitcoin’in değeri 8 centten 80 cente fırladı. İlk Bitcoin borsası 2010 yılında kuruldu. Ardından gelen süreçte bu borsaların sayısı giderek yükseldi. 2011 yılının Şubat ayında 1 Bitcoin’in değeri 1 ABD Dolarına eşitlendi. 2011’in 8 Haziran’ında ise Bitcoin bir anda 31 ABD Doları seviyelerine ulaştı. 2013 yılı içerisinde oldukça yaygınlaşan Bitcoin kullanımından sonra 1000 Dolar sınırı aşıldı.

Geçen süreç içerisinde Bitcoin piyasalarında ortaya çıkan gelişmeler sonucunda 2017 yılında Bitcoin’in fiyatı 5000 Doların üstüne çıktı. Süregelen zaman içinde 10.000 Doları gören Bitcoin fiyatı, son zamanlarda ciddi bir düşüş yaşayarak bugünkü değerine geldi.

2. Bitcoin fiyatlarını ne etkiler?

Bitcoin, herhangi bir merkezi platform tarafından kontrol edilmeyen bir kripto sanal para birimi olarak adlandırılır. Bunun anlamı, Bitcoin’in arzını tek elden kontrol eden bir kişi veya kurumun bulunmuyor olmasıdır. Özellikle, kurucusu Satoshi Nakamoto’nun kimliğinin hala tam olarak bilinmemesi sonucu Bitcoin tam anonim bir para birimi haline getirmiştir. Yani; Bitcoin, herhangi bir kişi veya kurumla ilişkilendirilememektedir. Dolayısıyla da değeri, bir kurumun veya kişinin hareketlerine bağlı değildir.

Bu özelliğiyle, Bitcoin, tıpkı altın veya diğer değerli madenler gibi değerini piyasa koşullarına bağlı olarak bulmaktadır. Bitcoin piyasalarındaki arz ve talep koşulları bu paranın oluşmasında tek etkendir. Ancak, burada önemli olan nokta, arz ve talebi nelerin belirlediğidir. Bu bölümde kısaca Bitcoin’in arz ve talebini etkileyen bazı faktörlerden söz edeceğiz.

● Altcoin fiyatları

Bitcoin’in 2009 yılında yenilikçi bir özellikle sanal para olarak ortaya çıkmasından sonra benzer nitelikte pek çok farklı kripto sanal para işlem görmeye başlamıştır. Bunların ilki, 2011 yılında piyasaya çıkan Litecoin isimli kripto sanal paradır. Litecoin’in işlem görmeye başlaması üzerine çok kısa bir süre içerisinde pek çok kripto sanal para, kendi borsaları üzerinden işlem görmeye başlamıştır. Bunların tümüne Bitcoin alternatifi manasına gelen altcoin (alternative coin) adı verilmiştir. Altcoinler arasındaki veya onların Bitcoin ile olan ilişkileri, her ne kadar bazı kripto paralar (örneğin; Litecoin) ilk çıkış anında kurucusu tarafından Bitcoin’e rakip olmak gibi bir iddia ile piyasaya girmediğini söylemiş olsa da, reel iktisadi piyasalar eksenindeki bir firma ile rakibi arasındaki ilişkiler gibi değerlendirebilir. Piyasada bir kripto sanal paraya olan talep diğerlerine olan talebi doğrudan etkiler.

Örneğin; 2015 yılında Rus yazılımcı Vitalik Buterin tarafından geliştirilen Ethereum ile kripto sanal para piyasaları farklı bir hal aldı. Çünkü; Ethereum, kripto sanal para piyasalarında yapılan işlemleri Smart Contract (Akıllı Kontrat) ve Initial Coin Offering (Sanal para arzı)-ICO gibi kavramlarla çok ileri boyutlara taşımıştır. Bu yenilik tabii ki yatırımcılar tarafından yakından takip edildi. Ethereum’a yönelmelerin hızlanması ile Bitcoin’e ilk anda olan talepte bir azalma meydana geldi.

● Siyasi gelişmeler

Her ne kadar Bitcoin’i herhangi bir merkezden kontrol edilmeyen bağımsız bir sanal para olarak görsek de ülkelerin Bitcoin üzerine aldığı siyasi kararlar Bitcoin piyasaları üzerinde etkide bulunacaktır. Zira, bu kararlar ile Bitcoin kullanıcıları doğrudan etkilenecektir. Talep üzerinde etkisi bulunan siyasi kararlara bir ülkenin Bitcoin kullanımı işlemleri üzerinde yasak uygulaması örnek olarak gösterilebilir. Bu olumsuz durumlara bir örnektir. Bu şekilde bir durum ortaya çıktığında Bitcoin kullanımını yasaklayan ülkenin vatandaşları arasında Bitcoin kullanmak isteyenlerin sayısı azalacaktır. Her ne kadar gelişmiş bilişim teknolojileri sayesinde yasakları aşmak mümkün olsa da bu tarz bir durumda yasaklanan sanal parayı kullanmak riskli bir davranış olarak ortaya çıkacaktır.

Siyasi süreçlerin Bitcoin’e etkileri talep üzerinden piyasayı doğrudan etkiler. Dolayısıyla, ülkelerin ekonomi politikalarının Bitcoin ve diğer kripto sanal paralar hakkında ne şekilde olduğunun yakından takip edilmesi gerekir. Yatırım kararlarının verilmesinde ve fiyat oluşumunda önemli bir kriter de ülkelerin Bitcoin’e olan bakışlarıdır.

3. Bitcoin fiyatları gelecekte nereye doğru gidebilir?

Son dönemde Bitcoin fiyatlarında aşağı doğru bir seyir gözlenmektedir. Tabii ki bu durum, Bitcoin yatırımcıları için iyi bir şey değildir. Bu duruma nasıl gelindiği ve nereye gideceği sorusu yatırımcıların kafasını önemli ölçüde meşgul etmektedir.

Öncelikle; Bitcoin, ortaya çıkış şekliyle geleneksel ekonomiye bir tepki mahiyetindedir. Bu özelliğinden dolayı küresel para piyasaları ekseninde hüküm süren büyük patronların ilk çıktığı günden beri tepkisini çekmektedir. Çünkü bu yeni bir ekonomik yaklaşım oluşmasına neden olmuş ve küresel zenginliğin boyutunu ve yönünü değiştirme potansiyeli ortaya çıkarmıştır. Bu nedenle, ilk çıktığı günden beri Bitcoin’e yönelik tepkilerini dile getiren pek çok kişi vardır. Bu kişilerin baskıları sonucu Bitcoin piyasalarına yönelik bazı karalamalar veya piyasalarda spekülatif hareketler yapılmış olabilir.

Ayrıca; Bitcoin piyasaları, yapısı gereği spekülatif hareketlerin yapılmasına imkan tanıyan bir özelliğe sahiptir. Bu şekilde, piyasada bulunan büyük gruplar dump and pump olarak tabir edilen hareketlerle küçük yatırımcıların paniğe kapılmasına neden olur. Bu yüzden, bu piyasada kısa vadede kar elde etme eğilimi yüksektir. Bitcoin piyasaları, henüz çok yeni olduğu için piyasa kurallarının oluşma sürecinde olduğu söylenebilir. Piyasa hakkında çok fazla dedikodu bulunduğu için piyasaya kısa vadeli kar elde etmek isteyen pek çok ufak yatırımcı da giriş yapmaktadır.

Bu gibi faktörler ele alındığında, Bitcoin’in bazı kesimlerin beklentilerini karşılamadığı söylenebilir. Bu nedenle, geçtiğimiz yıl yaşanan muazzam değer artışından sonra piyasada talep azalması görüldüğü için şu anki değere geldiği yorumunun yapılması mümkündür. Bitcoin piyasalarında işlem yapmak isteyen yatırımcıların ilk dikkat etmesi gereken şey bu piyasalara ilişkin bilgi edinmeden işlem yapmaya başlamamalarıdır. Çünkü, aradan geçen 9 yıla rağmen Bitcoin ve blockchain teknolojisi hala çok yenidir. Karmaşık ve klasik ekonomik yaklaşımdan çok farklı yapısal özelliklere sahiptir.

Mobil internet teknolojilerinin bu denli yaygınlaştığı günümüzde artık yaptığımız tüm işlemler için interneti ve mobil uygulamaları kullanabiliyoruz. Bitcoin tamamen mobil olan altyapısı ile ekonomi dünyasını mobil platformlara taşımaktadır. Aslında bu durum sessiz bir ekonomik devrim olarak nitelendirilebilir. Günümüzde; gün geçtikçe daha fazla gelişen yapay zeka, machine learning ve nesnelerin interneti gibi kavramlar da göz önünde bulundurulduğunda geleceğin, mobil teknolojiler ve internet üzerine şekilleneceğinden kimsenin şüphesi yoktur. Bunun ekonomik ayağının da kripto sanal paralar olacağı kolaylıkla söylenebilir. Bu yüzden; uzun vadede Bitcoin ve benzeri kripto sanal para teknolojilerinin geleceğin ödeme araçları olacağı söylenebilir

Takipte Kal !
Paylaş
Teknochain
Bitcoin ve dijital dünyaya dair