Blockchain Hayatımıza Nasıl Etki Edecek

Başta Bitcoin olmak üzere Kripto Paraların altında yatan bu mükemmel teknolojiyi Tapscott Ceosu, aynı zamanda yazar ve danışman olan Don Tapscott’dan öğrenelim.

Söyleşinin Orjinal Linkine Buradan Ulaşabilirsiniz. 

Bitcoin’in arkasındaki bu teknolojinin ne gibi etkileri olabilir?

Don Tapscott’a göre kripto para birimlerinin altında yatan blockchain teknolojisi dünya ekonomisinde bir devrim yapma potansiyeline sahip. McKinsey’den Rik Kirkland ile yaptıkları bu söyleşide Tapscott, teknoloji harikası bir kriptografi kullanan açık kaynak dağıtık veritabanı blockchainlerin işbirliklerini kolaylaştırma ve her türlü işlem ve etkileşimi takip etmeye nasıl olanak sağladığını açıklıyor.

Blockchain Devrimi: Bitcoin’in Arkasındaki Teknoloji Nasıl Para, İş ve Dünyayı Değiştiriyor (Blockchain Revolution: How the Technology Behind Bitcoin is Changing Money, Business, and the World) adlı kitabın yazarlarından biri olan Tapscott bu teknolojinin aynı zamanda benzersiz bir gizlilik koruması ve “gerçek ve güven için bir platform” sağlayacağına inanıyor. Tapscott’un yorumlarının düzenlenmiş ve genişletilmiş bir metnini sayfanın ilerleyen kısmında bulabilirsiniz.

Söyleşi Metni

1990’ların başında eski medyanın merkezileştiğinden bahsediyorduk. Tek yönlü, birden çoğa bir yapıda, kuvvetli güçler tarafından kontrol edilen, herkesin pasif alıcı, tüketici olduğu bir sistem. Yeni internet, yeni medya için dedik ki; birebir, çoktan çoğa bir yapı, yüksek oranda dağıtık, merkezileştirilmemiş. Herkes katılımcı, atıl alıcı değil. Bu muhteşem bir tarafsızlık. Nasıl olmasını istiyorsak o şekilde olacak, dolayısıyla daha eşitlikçi bir refah toplumu oluşturup herkesin oluşturduğu zenginlikten pay almasını sağlayabiliriz. Bir sürü büyük şey oldu fakat olayın bütününe baktığımızda dijital çağın faydalarının asimetrik olduğunu görüyoruz. Örneğin, bizler tarafından oluşturulan büyük bir veri varlığı var ama bunu kendimize alakoyamıyoruz. Bu bir avuç güçlü şirket ve hükümet tarafından sahipleniliyor. Bu veriyi paraya dönüştürüyorlar, hatta hükümet senaryosunda, bizim hakkımızda casusluk yapmakta kullanıyor ve özel hayatımızın gizliliğini gözardı ediyorlar.

İkinci jenerasyon bir Internet olsaydı ve bu bize gerçek, eşler arası bir değer değişimi imkanı sağlasaydı nasıl olurdu? Şu anda buna sahip değiliz. Eğer birisine bir miktar para göndereceksem bunu mutlaka bir güçlü banka, bir kredi kartı şirketi tarzı aracı üzerinden yapmam gerekiyor veya benim ve karşı tarafın kimliğini doğrulayacak bir hükümete ihtiyaç duyuyorum. Ya bunu sadece eşler arasında yapabiliyor olsaydık? Ya bize güçlü bir üçüncü partiye ihtiyaç duymadan işlem, ticaret, para değişimi yapma imkanı sağlayan bir protokol olsaydı, güven protokolü? Muhteşem olmaz mıydı?

Birkaç sene önce, Satoshi Nakamoto adı altına kişi veya kişiler Bitcoin protokolü ile ortaya çıktılar. Bir kez daha teknoloji cini şişesinden salıverilmişti. Bu bize ekonomik güç şebekesini ve eski işleyiş yapılarını tekrar gözden geçirip düşünmek için bir şans daha veriyor. Bu, bana göre işte bu kadar büyük bir olay. Aynen 1993’teki gibi hissediyorum.

Blockchain Nasıl Çalışır?

Blockchain temelde bir dağıtık veritabanı. Milyonlarca bilgisayar üzerinde çalışan devasa global bir excel dökümanı düşünün. Dağıtık. Açık kaynaklı olmasından dolayı herkesin altında yatan kodu değiştirebileceği, ve neler olduğunu görebileceği bir yapı. Gerçek anlamda eşler arası (peer-to-peer), işlemleri doğrulamak ve sonuçlandırmak için güçlü aracılara ihtiyacın olmadığı bir sistem.

Teknoloji harikası bir kriptografi kullanıyor, o zaman elimizde bu işlemi yaptığımız gerçeğini kayıt altına alabilen global dağıtık bir veritabanı varsa başka neleri kayıt altına alabiliriz? Şöyle ki, yapısal her türlü bilgiyi kayıt altına alabilir, sadece kimin kime ödeme yaptığını değil, kimin kiminle evlendiğini, kimin hangi arazinin sahibi olduğunu veya hangi ışığın hangi güç kaynağından güç aldığını kaydedebilir. Nesnelerin interneti senaryosunda altyapıda bir blockchain-mütabakat sistemine ihtiyaç duyacağız. Nesneler arasındaki trilyonlarca gerçek zamanlı işlemi bankaların sonuçlandırması imkansız olacak.

O zaman bu sıradışı birşey. Değiştirilemeyen, kırılamayan, dağıtık bir dijital varlıklar veritabanı. Bu gerçek için bir platform ve aynı zamanda güven için bir platform. Sadece finansal hizmetler endüstrisi için değil, aslında toplumun her alanında etkileri şaşırtıcı olacaktır.

Çoğu blockchainler – ki Bitcoin en büyüğü – izin gerektirmeyen sistemlerdir. Merkezi otoriteden bağımsız olarak ve diğer partinin kim olduğunu bilmeden işlemler yapıp karşılıklı ekonomik gereksinimlerimizi tatmin edebiliriz. Bu blockchainler genel olarak kendileriyle ilintili dijital para birimlerine sahiptirler. Bu nedenden blockchain ile Bitcoin genelde aynı cümle içinde kullanılır çünkü Bitcoin blockchaini mevcutlar içinde en büyüğüdür.

Fakat bana göre altta yatan teknoloji, güvenin, doğrulama ve ödeme yapan güçlü bir kuruluş yerine toplu işbirliği ve akıllı kod ile elde edildiği dağıtık veritabanı fikri, blockchain, bilgisayar bilimleri alanındaki en büyük yeniliktir.

Çalışma şekli şöyle; size 20$ borcum var ve işlemi gerçekleştiriyoruz. Madenci (miner) denen devasa bir topluluk var ve güçlü bir işlemci kapasitesine sahipler. Bazı kişiler Google’ın sahip olduğu tüm işlemci gücünün, Bitcoin blockchainin sahip olduğu blockchain-işlemci gücünün ancak %5’i olduğunu tahmin ediyorlar. Bu platform büyük, büyük bir problem olarak görülen çifte ödeme sorununa çözüm getiriyor. Eğer ben hem size hem de başka bir kişiye bir MP3 dosyası gönderirsem bu müzik endüstrisi için bir sıkıntıdır, fakat çok da büyük çaplı bir problem değildir. Eğer size bir 20$ gönderir ve aynı dosyayı bir başkasına gönderirsem bu büyük bir problemdir. Bunun adı dolandırıcılıktır ve eğer üzerine parasal bir sistem kuruluysa buna dayalı ekonomi çöker. Ne olduğuna geri dönecek olursak, ben size 20$ gönderirim ve bu madenciler, kısaca söylemek gerekirse, işlemin yer aldığını doğrulamak üzerine çalışırlar.

Her bir madencinin motivasyonu, gerçeği bulan ilk işi olmaktır ve bir kez gerçeği bulduğunuzda diğer herkes için bu bir kanıt pozisyonuna gelir. Gerçeği bulup, komplex bir matematiksel problemi çözdüğünüzde ödül olarak Bitcoin şeklinde bir ödeme alırsınız. Benim için bu süreci kırıp aynı parayı bir başkasına göndermek ya da araya girip 20$ değerindeki Bitcoinlerinizi almaya çalışmak pratik olarak mümkün değildir çünkü bu 10 dakikalık bloğu kırmam gerekecektir. İşte bu nedenle buna blockchain denilir ve o blok bir öncekine, bir önceki ondan öncekine bağlıdır derken dolayısıyla zincir oluşur. Bu blockchain sayısız bilgisayar üzerinden çalışır. Dünyadaki en güçlü işlemci gücüne karşı bu sahtekarlığı yapmam gerekir ki bu sadece o 10 dakikalık bloğu değil dağıtık platform üzerindeki tüm ticaret tarihçesini kırmam demek. Bu pratik olarak mümkün değildir.

Tabii ki Bitcoin ile ilgili bir sürü problem oldu. Mt Gox gibi büyük takas kuruluşları başarısız oldu. İpek Yolu (Silk Road) örneğinde olduğu gibi her tür dehşete düşüren, yasadışı aktiviteler için Bitcoin’in bir ödeme sistemi olarak kullanılması var. Fakat bu kafanızı karıştırmasın. Birçok kişi “Bitcoin mi? E bu bir varlık. Yatırım yapmalı mıyım? İnecek mi çıkacak mı? Aman, altın spekülasyonu yapmak nasıl bana cazip gelmiyorsa bu da aynı şekilde ilgimi çekmiyor.” tarzı düşünme hatasına düşüyor.

Daha fazla ilgi odağı olan şey Bitcoin’i bu tarz işlemler yapmamıza imkan sağlayan bir dijital para birimi olarak görmektir. Ulus-devletlere dayalı olmayan bir kripto para birimi. Çalışmalarımızda odaklandığımız en önemli şey, çok daha büyük bir soru, herşeyin gerçek ve değiştirilemez bir kaydını tutmamıza olanak sağlayan, altta yatan dağıtık veritabanı teknolojisidir.

Yıkıcılık Nasıl Oluşur?

Finansal hizmetler endüstrisini büyük bir yıkım ya da dönüşüm bekliyor, artık konuya hangi açıdan yaklaşırsa. Blockchain Devrimi kitabı için araştırma yaparken endüstrinin yaptığı 8 şeyi belirleyip üzerinden geçtik: parayı hareket ettiriyor, parayı saklıyor, parayı borç veriyor, para ticareti yapıyor, parayı beyan ediyor, paranın hesabını veriyor, vb.

Bunların Hepsine Meydan Okunabilir !

Herhangi bir endüstri seçin, bu teknoloji,insanların ortaya çıkardıkları değerden kendilerine pay alabildikleri daha refah bir dünya oluşturarak, o endüstri üzerinde yıkıcı bir etki yapma yolunda büyük bir potansiyele sahiptir. Örneğin müzik endüstrisi, en azından müzisyenler açısından, tam bir felaket. Büyük müzik firmalarının ortaya çıkan değerden aslan payını almasına alışmışlardı. Sonra teknoloji firmaları ortaya çıkıp değerin büyük bir parçasını alıp besteci ve müzisyenlere sadece kırıntıların kalmasına neden oldular. Yeni müzik endüstrisi blockchain üzerinde dağıtık bir uygulama olsaydı ve ben bir besteci olarak şarkımı nasıl kullanılabileceğine dair akıllı bir kontratla beraber blockchainde yayınlayabilseydim nasıl olurdu acaba?

Belki de blockchain müzik platformu üzerinde müziğini yayınlayan bir sanatçı olarak diyeceğim ki “Müziğimi dinleyebilirsiniz, bedavadır. Filminizde mi kullanmak istiyorsunuz? Bu kadara mal olur ve bu şekilde çalışır. Filme koyarsanız akıllı kontrat bana ödeme yapar. Veya zil sesi olarak kullananmaya ne dersiniz? Onun akıllı kontratı da burada”.

Bu bir hayal değil. Birleşik Krallık’ta satış rekorları kıran, muhteşem bir şarkıcı-besteci Imogen Heap, Mycelia oluşumunun bir parçası haline geldi ve dünyanın dört bir köşesinden Ethereum (Ethereum bir blockchaindir) platformunu kullanan blockchain geliştiricilerinden oluşan Consensus Systems adında hayranlık uyandırıcı bir şirketle beraber çalışıyorlar. İlk şarkısını İnternet’te yayınladı bile. Büyük müzisyenlerin yarattıkları değerin karşılığını alabilecekleri bu tamamen yeni paradigmayı ciddi bir şekilde araştıracağına dair olan inancım tam.

Neler ters gidebilir?

Ben bir fütürist değilim. Bence gelecek tahmin edilecek değil elde edilebilecek bir şeydir. Tartışmaya açtığımız konu bu teknolojinin devrim niteliğinde olduğu ve toplumu değiştirmek için dünya kadar potansiyel barındırdığıdır.

Ne mi ters gidebilir? 10 adet kritik nokta belirleyip araştırmalarımız esnasında ve kitapta bunların üzerinden geçtik. Bunu yaparken harcanması gereken enerji, ki devasa boyutlarda, gibi birçok kritik nokta var. Bir diğer kritik nokta ise bu teknolojinin birçok insanı işinden edecek akıllı ajanların platformu olabileceği gerçeğidir. Belki de bu bütünüyle yeni platform nihai iş katili olarak karşımıza çıkacak.

En büyük problemler ise aslında yönetim ile ilgili. Bugün okumakta olduğunuz herhangi bir tartışma yönetim sorunları etrafında dönecektir. Bu yeni topluluk henüz emekleme aşamasında. Gelişmiş bir yönetim ekosistemine sahip Internet’in aksine blockchain ve dijital para birimleri dünyası “Vahşi Batı” olarak tanımlanabilir.

Pervasız, kaotik ve felaket bir yer mevcutta. Biraraya gelecek ve Internet’in yönetimi için kurulan organizasyonların bir benzerlerini oluşturacak liderliği bulmazsak bu teknolojiyi öldürebiliriz. Ağ standartlarını oluşturan İnternet Mühendisliği Görev Gücü (Internet Engineering Task Force) var. Hükümetler için politikalar geliştiren Internet Yönetim Forumu (Internet Governance Forum) var. Standartları oluşturan W3C Konsorsiyumu var. Avukatlık, müdafaa grubu olan Internet Topluluğu (Internet Society) var. Alan adlarının verilmesinden sorumlu operasyonel ağ olan ICANN var. Konuları ele almak için bir yapı ve süreç var. Şu anda blok boyutu ile ilgili devam eden büyük bir tartışma var. Ortaya çıkacak tüm işlemleri idare edebilmek için daha büyük bir blok boyutuna ihtiyacımız var. Oldukça büyük farklar var. Yerinde bakış açıları var fakat problem şu ki en uygun çözümü bulabilmek için tanımlı hiçbir süreç yok.

Yol alınacağına dair ümitli hatta iyimserim. Daha çok 90’lı yılların başına benzetiyorum. En zeki yatırım sermayeciler, en zeki programcılar, en zeki üst seviye yöneticiler, bankacılık alanında en zeki insanlar, en zeki devlet adamları, en zeki girişimciler, kimi ararsanız bu konuya eğiliyorlar. Bu her zaman büyük birşeylerin olduğunun işaretçisidir. Ortada irrasyonel bir coşku mu var? Bilemiyorum. Geçen sene sadece bu alandaki girişimlere 1 milyar dolar aktarıldı. Ümitliyim çünkü uygulamaların gücünün daha iyiye gidiş yönündeki yıkıcı etkisini görebiliyorum. Zenginliği yeniden dağıtmak yerine belki de zenginlik nasıl dağıtılıyor öncelikle bunu ele almalıyız. Bir firma kurmak üzerine başlatılan Kickstarter tarzı bir kampanya hayal edin, 50 milyon yatırımcının biri iki dolar ya da çok az miktarlarla katılımcı olduğu.

Cebinde süper bilgisayar olan, internete bağlı ama sadece bir iki koyun ve bir tavuktan başka birşeyleri olmadığı için banka hesapları olmayan tüm o insanları düşünün. Bu onların bankası. Tüm bu insanların, 2 milyar kişiden bahsediyoruz, küresel finansal sisteme dahil edilebildiği senaryoyu düşünün. Bunun yapabileceklerini düşünün. Arazi sahibi kişilerin %70inin ilgili arazi üzerinde olan hakları pamuk ipliğine bağlı. Latin Amerika’da gelişmekte olan bir ülkedesiniz ve bir diktatör yönetime gelip “Minik tarlanın sahibi olduğunu yazan bir kağıt parçası tutuyor olabilirsin ama benim merkezi bilgisayarım diyor ki o tarla aslında arkadaşımın!” diyor.

Dış yardımların bürokrasi içerisinde harcanıp gitmesi yerine akıllı kontrat altında direkt olarak yararlanacak kimselere gittiğini hayal edin. 60 milyar dolarlık araba bakım ortalamaları yerine neden blockchain üzerinde çalışan bir dağıtık uygulama üzerinden bu araçlarla ilgili itibar edilebilirlikten ödemelere tüm konuların idare edilebileceği bir sistem var olamasın? Sonuçta hepsi ortalıkta hareket eden özerk araçlar olacaklar. Ya da blockchain AirBnB? Bütün bunlar hep değerin, onu ele geçiren kuvvetli güçler yerine, değerin yaratıcılarına gitmesi üzerine aslında. Bu süreçte üstelik gizliliğinizi de koruyabilirsiniz. Gizlilik temel insan haklarından biridir ve “Gizlilik öldü, bırak bunları” diyen kişiler tamamen yanlış bilgilendirilmişlerdir. Gizlilik özgür bir toplumun temelidir.

Herbirimizin kimliklerimizi blockchain üzerinde bir kara kutuda tutabildiğimizi düşünün. Bir işlem yapacağınızda sadece o işlemi yapmanıza yetecek kadar bilgiyi paylaşan ve veri toplayan bir sistem. Verinizi kendiniz saklarsınız, paraya dönüştürüp dönüştürmemek tamamen size kalmış. Bu, en temel hakkımız gizliliğin koruma altına alındığı yeni bir çağın temeli olabilir çünkü kimlik özgürlüğün temelidir ve sorumlulukla ele alınmalıdır.

Bu ana kadar bunu yapmakta başarısız olduk. Daha çok bu fırsatın gücü beni bu kadar önemle dikkate almaya mecbur bırakıyor. 35 yıldan beri dijital çağ hakkında yazılarımla bu işin içindeyim. İnsanlık için bundan daha büyük potansiyel barındıran bir teknoloji görmedim.

Takipte Kal !