search delete menu

Nasıl Zengin Olabilirsiniz? Zengin Baba Yoksul Baba Kitap Özeti

Kitabın yazarı Robert Kiyosaki’nin iki babası vardı. Biri gerçek, diğeri ise arkadaşının babası idi. Gerçek babası doktorasını tamamlamış olmasına rağmen diğeri liseyi bile bitirmemişti.

Gerçek babası genelde “bunu alabileceğimi sanmıyorum” gibi cümleler kurarken diğer babası “bunu nasıl alabilirim” şeklinde düşünürdü. 

Her ikisi de eğitime önem verirdi. Fakat biri eğitimi kariyer yapma aracı olarak görürken diğeri para kazanmanın bir yolu olarak gördü. Sonunda, gerçek babası maddi olarak zorluklarla mücadele içinde ölürken diğer babası Milyoner olarak bu dünyaya veda etti. 

Kiyosaki kendi babasının yerine arkadaşının babasının yolunu takip etmeye karar verdi. Bu nokta oldukça önemli çünkü biz de Kiyosaki’nin yaptığını yapabilir ve diğer insanların tecrübelerinden yararlanarak konuyu derinlemesine öğrenebiliriz. 

Hiç insanların, “keşke daha çok param olsaydı”, “bu işten istifa edeceğim” , “verdikleri maaş yetersiz” , “ikinci bir iş bulmalıyım çünkü daha çok paraya ihtiyacım var” dediklerini duydunuz mu? Eminim hepimiz bu durumla karşılaşmışızdır. 

Ancak buradaki asıl problem, paranın kendisini anlamadığımız sürece ne kadar para kazandığımızın bir anlamının olmamasıdır.

Size bir şey sorayım, maaşınıza zam alırsanız ilk yapacağınız şey nedir? Diyelim ki bugünden itibaren ayda 10.000 TL kazanıyorsunuz. Ne yaparsınız? Yeni bir araba ya da yeni bir ev mi alırsınız? Yoksa tatile gidip kutlama mı yaparsınız?

Çoğu insan genelde bu davranışı sergiler, daha çok para kazandıkları için daha çok harcarlar. Eminim şimdi paranın tek başına sizi zengin etmediğini anlamaya başlamışsınızdır. Öğrenilmesi gereken en önemli şey, birazdan çok basitçe açıklayacağımız üzere varlık ile borç arasındaki farktır. 

Varlık ve Borç Arasındaki Fark – Zenginliğin Sırrı

Varlık, cebinize para girmesini sağlayan herhangi bir şeydir. Borç ise cebinizden para çıkmasına neden olan bir şeydir. Hemen hemen her şey bir varlık veya borç olabilir. Bir eviniz varsa ve bu ev cebinizden para çıkmasına neden oluyorsa bu bir borçtur. Ama o evi kiraya verirseniz ve size para kazandırırsa, o zaman bir varlıktır.

Zengin Olmanın Yolları

Yoksul ve orta sınıf ile zengin arasındaki fark, yoksul sınıfın masraflarının sürekli büyümesi ancak varlıklarından elde ettikleri gelirin aynı kalması veya değer kaybetmesidir. Burada geçim masraflarını kastetmiyorum. Orta sınıfın varlık olduğunu düşündükleri şeylere para harcamalarından bahsediyorum.

Eminim daha önce birçok kişinin evlerinin şimdiye kadar yaptıkları en büyük yatırım olduğunu söylediklerini duymuşsunuzdur. Yani, evlerini bir varlık olarak görürler. Fakat ev sizin olsa bile bu sözde varlığın sahibine ayda en az birkaç bin tl maliyeti vardır.  

Zenginler zamanlarını ve paralarını daha fazla para getiren varlıkları satın almak için harcarlar. Bu yüzden de zenginler daha da zenginleşirken, fakir ve orta sınıf olduğu yerde sayar. Bu durumda ne kadar para kazandığınızın önemi yoktur. Eğer bir işiniz varsa ve ayda on bin tl kazanıyorsanız ve bu kazancınızı gösterişe, eğlenceye ve tatille harcıyorsanız, siz fakir zihniyetine sahipsiniz demektir. 

Benzer durumda, ayda 3000 TL‘lik bir geliriniz varsa ve bunun yalnızca 1500 TL‘sini harcarsanız, geri kalanını varlık satın almak için kullanabilirsiniz. Sonunda bu varlıklar size daha çok gelir kaynağı satın almanız için daha fazla para getirecektir. Eğer bunu yapmaya devam ederseniz bir süre sonra artık çalışmaya ihtiyacınız olmayacaktır. 

Bu varlıklar gayrimenkul, işletmeler, hisse senedi ve kriptoparalar gibi, veya yazdığınız kitaplar, sizin oluşturmuş olduğunuz bir kurs olabilir.

Birçok insan peki ya elimdeki parayı bir iş kurarken veya bir ürün geliştirirken kaybedersem ne olacak diye sorabilir. Bu tarz soruların alınan risk nedeniyle haklılık payı vardır. Ancak, her nedense gösteriş için kıyafetler veya araba alırken aynı endişeyi duymazlar. 

Paramı ihtiyacım olmayan şeylere harcamaktansa, heyecan duyduğum bir şeyi inşa etmeye ve bir varlık haline gelme potansiyeli olan bir işlere harcamayı tercih ederim. Sonunda para kaybetsem bile bu işten elde edeceğim deneyim ve bilgi yanıma kar kalacaktır. Bu kesinlikle koltukta oturup İnstagram’daki hayatları takip etmekten çok daha değerlidir.

Vergilendirmenin Tarihi – Zenginler Nasıl Avantajı Elde Tutuyor

Size hepimizin bildiği Robin Hood üzerinden vergilendirmenin hikâyesini anlayım. Evet, doğru bildiniz, zenginden alıp fakire veren adam.

Uzun zaman önce İngiltere’de ve Amerika’da vergi alınmıyordu. Hükümet sadece İç Savaş veya Napolyon’a karşı mücadele gibi savaşları finanse etmek için vergi toplardı. Daha sonra, hükümetler kalıcı vergiler oluşturmaya karar verdi.

Burada bilinmeyen şey, hükümetin halka vergileri anlatırken zenginlerden fakirlere yardım etmek amacıyla sadece zenginlerden vergi alacağını söylemesidir. Bu nedenle,  Robin Hood idealinden etkilenen herkes bu yasaya oy verdi ve vergilendirme anayasal bir hak haline geldi. Ancak, zaman içinde hükümetlerin daha çok para toplamak için iştahı arttı. Sonuç olarak, orta sınıf, fakir ve zenginler dâhil herkesten vergi toplamaya başladılar. 

Ancak, zenginler oldukça akıllıydı ve kazandıkları paralarını korumak için yasalardaki boşluklardan yararlandılar.  İşte bu yüzden, Warren Buffett kendi vergi oranının ortalama bir şirket çalışanından daha düşük olduğunu gururla belirtir. Şirket kelimesini duyduğunuzda büyük binalar hayal edebilirsiniz, ancak gerçekte bir şirket sadece kâğıtlarla dolu bir dosyadır.

Evet, şirket önce tüm masraflar için harcamalar yapılmasına, ardından kalan miktar için vergilendirilmesine olanak tanıyan kâğıtlarla dolu bir dosya. Bu, tüm harcamalarınızı yaptıktan sonra kalan para üzerinden vergilendirildiğiniz anlamına gelir. Bu yüzden fakir ve orta sınıf çok daha fazla vergi öder.

Teknochain - 22 Nov 2020, 08:22
Soruların mı var?
Soruların mı var?
Sosyal medya hesaplarımızdan bize ulaş cevapları birlikte bulalım!
Etiketler
Sosyal Medyada Paylaş
Yorum Yap

You must be logged in to post a comment.